
Kaçtığı Yerde Kendini Kaybeden Adam
Her gün kendisine ders çıkaran o adam, artık ders çıkaramaz hale gelmişti.
Ticareti bozulmaya başladığında önce kabullenemedi. "Geçici", dedi. "Piyasa kötü.", "Biraz toparlanır."
Ama mesele piyasa değildi. Mesele, kontrolsüzlüğüydü.
Herkese kolaylık sağladı. Vadeleri uzattı. Sözle iş yaptı. Tedbir almadı.
Ve her seferinde içini rahatlatmak için kendine aynı yalanı söyledi: "Ben iyi niyetliyim insanlara kolaylık sağlıyorum." Oysa ticaret iyi niyetle değil, ölçü ve tedbirle yürürdü. İşler bozuldukça daha çok çalıştı ve eve daha yorgun geldi. Eve yorgun geldikçe eşiyle arası gerildi. Eşi konuşmak istedi ama o sustu. Eşi uyardı ama kulak asmadı, çareyi kaçmakta buldu. Çünkü anlaşılmadığını sanıyordu. Hep takdir edilmeyi bekledi ama takdir edilecek bir şey yoktu. Hep yanlış bedeller ödedi ve ödediği bedeller beş para etmedi...
Evdeki soğukluk arttıkça dışarıda bir sıcaklık aradı. Aradığını buldu ama bu durumun sorumlusunu kendisini görmedi. Başkasını suçlayarak sahte bir çözüm üretti, aynı ticaretindeki gibi...
Başka bir kadın...
Onunla konuşurken sorun yoktu. Onun yanında borç yoktu. Stres yoktu. Sorumluluk yoktu.
Oraya kaçınca her şeyi unuttuğunu sandı. Aslında unuttuğu tek şey şuydu: "Problemler unutulmaz, ertelenir." Ve bu hayatta neyi ertelerse ertelesin büyüyeceğinin hala farkında değildi. Duyguları çok aktifti, çok heyecanlıydı... Gerçi tüm mesele de buydu ya! Hep duyguları ile iş yaptı aklını öne hiç koymadı.
Bir süre kendini iyi hissetti... Rahatladı... Hafifledi... "Demek ki problem evdeymiş" diye düşündü.
Ticaretinde de böyle yaptı; her sıkıştığında ya borç aldı ya kredi çekti. Çekmesi gereken acıdan kaçtı erteledi. Artık borç alacak kimse kalmadı bankalar kredi vermedi. Battığının hala farkında değildi.
Sonra işler tamamen çöktü.
Kasada para kalmadı. Telefonlar sustu.
Alacaklılar sertleşti. Ve o gün, kaçtığı kadın da mesafe koydu.
Bir sabah mesajına cevap gelmedi. Sonra aramalar açılmadı. Sonra tamamen yok oldu.
İşte o an anladı: Kaçtığı yer güvenli bir sığınak değilmiş, sadece sisli bir durakmış.
Ailesi dağılmıştı. Ticareti bitmişti. Yanında kimse yoktu.
Ve ilk defa şu gerçekle baş başa kaldı: Ne ticaret onu batırmıştı... Ne eşi... Ne de başka insanlar...
Kendi sınır koyamayan hali, hazlarına teslim olan karakteri, sorumluluk almaktan kaçan iç sesi onu bu noktaya getirmişti.
Neyi fark edemiyordu, neyi yanlış tartıyordu ilişki terazisinde? Kendisini toparlamadan ne eşi ile olan problemi düzelecek, ne de ticaretini ya da hayatını toparlayabilecekti.
İnsan, problemi başkasında aradığı sürece hep sahte problemlerle uğraşır. Ve her sahte problem için sahte bir çözüm bulur. Sonunda da sahte bir hayat yaşar. Hayat şunu affetmiyor, "İçindeki problemi görmezden geleni, dışarıda hiçbir çözüm kurtaramaz."
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (33)
Mahmut dedi ki
21 Mart 2026Netlik gösterme gücüne sahip olunmadığında, bahanelerin arkasına sığınabiliyor insan.
Anlatılanlardan ziyade arkadai gerçek problemi kabul etmek veya tespit etmek ustalık istiyor.
HÇ dedi ki
27 Mart 2026Net olmak insanı ne kadar da güçlü yapıyormuş meğer.
Sıracettin Badem dedi ki
1 Nisan 2026İnsan bu herzaman oldugu gibi problemi dış Dünyada arar ona yükler. Problemini dogru algılamış olsa gercek bir çözüm bulur çözer yoluna devam eder. Problem sahte çözümde sahte olunca problemi büyüyecek içinden çıkılmaz bir hal alır.
Hk dedi ki
3 Temmuz 2026Sorunların kaynağını dışarıda aramak çözüm getirmez ..
Sıracettin Badem dedi ki
1 Nisan 2026İnsan bu herzaman oldugu gibi problemi dış Dünyada arar ona yükler. Problemini dogru algılamış olsa gercek bir çözüm bulur çözer yoluna devam eder. Problem sahte çözümde sahte olunca problemi büyüyecek içinden çıkılmaz bir hal alır.
Osman Altan dedi ki
12 Temmuz 2026Varken de, yokkende hep aynı standartları olsaydı, belki bunlar olmayacaktı. Problemi iç dünyada çözmek, dışarda aramamak daha kalıcı sonuçlar oluşturabilirdi.
Onur dedi ki
21 Mart 2026İlkokul ödevini bile yaparken insan, yaşayacağı o acıdan ve sorumluluktan kaçamıyor. Kaçtığını zannedip bilgisayar oyununda başarılı olmaya çalışıyor..
Ebru T. dedi ki
28 Mart 2026Doğru👍
qkhn dedi ki
21 Mart 2026İnsanın kendi hatalarıyla yüzleşmek yerine dış etkenleri suçladıkça nasıl hem işini hem ilişkilerini kaybedebileceğini görüyoruz. İyi niyetin tek başına yeterli olmadığını, sınır ve sorumluluk olmadan hayatın sürdürülemeyeceğini vurgulanıyor. Kaçmanın geçici bir rahatlık sağlasa da sorunları büyüttüğünü açıkça gösteriyor. Asıl çözümün ise insanın önce kendini düzeltmesinden geçtiğini hatırlatan güzel bir yazı olmuş..
Samet dedi ki
21 Mart 2026Problemi tespit etmek isterken insan kendisi hariç heryerde onu arıyor.
Ve kendisine gelene kadar çok şey kaybediyor.Zeki dedi ki
23 Mart 2026Çok yakınlarımdan biri aynı durumlara soktu kendini. Kendine göre yaptığı her hamle çok mantıklıydı. Ne yazık ki kendini aynı bu öyküdeki anlatılanla aynı sonda buldu. Sanırım hemen hemen herkesin hayatında benzer öyküler var.
Mahmutcan Şerif dedi ki
23 Mart 2026İnsanların söyleyemediği ama yaşadığı olaylar… <> gibi…
Sen benden başka biri bilmez diye o sıkıntını , problem i gizlersen veya ertelersen eninde sonunda ortaya çıkar…N.G dedi ki
27 Mart 2026Keşke insan bir kere de hatanın kendisinde olabileceğini düşünse. Sonra dönüp kendiyle yüzleşse. Kendi dışında herkes suçlu mantık değil duygular aktif. Sonuçta kaçınılmaz oluyor.
Demet K. dedi ki
27 Mart 2026İnsan kendindeki bir problemi gördüğünde, hayatının farklı alanlarındaki birçok probleme de çözüm getiriyor ama bunu fark etmek çok zaman alıyor...
HÇ dedi ki
27 Mart 2026Bayağı uzun sürmüş ama neyse ki sonunda anlamış adamcağız. Aslında macera aramaya gerek yok di mi? Bu hayat böyle napalm işimize bakıcaz 😊
Ebru T. dedi ki
28 Mart 2026Ticaret Hayır yapmak demek değildir Hayır Yapmak isteyen ticarette kazandığı üzerinden bağış yapabilir. Ticaret yapan ise Hesap yapmak zorunda ticaretin kuruluna uygun davranmak zorunda en fazla indirim yapabilir. Aksi halde ağır faturaları ödeniyor. Yani aslında Ticaret insanı şekillendiriyor. Örneğin dış dünyaya Hayır diyemeyen bir insan sattığımızın karşılığını almaya utanan bir insan ticaretin gerçeklerine uyumlu olmadıkça kazanma şansı yok. Yani bu insan kendine bir katma değer koymak zorunda Bu anlamda
Filiz A. dedi ki
28 Mart 2026Bazen iyi niyetle yaptığımız şeyler hayatımızın hatalarıdır ama insan bunu yaparken bunu farknetmez. Hayatta, insanın bunu fark etmesi üzerine bir sistem vardır. Sadece çözüm için bakacağımız yönün değişmesi gerekir. O zaman "hep beni mi bulur" dediğimiz şeylerin aslında bizim yapıp ettiklerimizle ilgili olduğunu anlayabiliriz. İşte burası en zor kısımdır. Anlamak ve toparlamak dileğiyle...
B.I. dedi ki
29 Mart 2026Ölçüsüz ve tedbirsiz ticaret-iliskiler insanı kendi problemine maalesef yabancılaştırıyor. Yüzmeyi öğrenmedikten sonra kimin kulacı bizi kıyıya ulaştırabilir.
Elif C. dedi ki
30 Mart 2026Anlayabilse insan gittiği yolun yanlışlığını. Bir kez denge bozulduğunda ilişiği olan ilişkilere de yansıyor. Düzeltmek zaman olsa da her zaman ümit var.
SinemK dedi ki
30 Mart 2026Problemi dışarıda aradıkça çözüm de hep sahte kalıyor. En zor ama en gerekli olan şey insanın kendisiyle yüzleşmesi galiba. 😉
Ayşe B. dedi ki
1 Nisan 2026İnsan sahte çözüm üreterek problemini çözebilir mi?
Tuğba Akkoca Meclis dedi ki
18 Nisan 2026Hep aynı hikaye, hep aynı son... Bu senaryoyu yaşayan herkes sadece kendi başına geldi sanıyor. Oysa ki tüm batanlar aynı stilde batıyor. Aynı rahatlık, aynı sorumsuzluk, aynı aymazlık... Ve sonuç biten evlilik, batan bir yaşam, parasızlık, sefalet, başarısızlık, hiç olmuş bir hayat...
Ahmet dedi ki
15 Haziran 2026En hatasız olduğun yerde bile kendinde hata arıyorsan seni kimse yıkamaz, her gün gelişirsin... Ama hatasız görmek problemden kaçmak, işte o da insanı yıkıyor...
Ugur Çelebi dedi ki
17 Haziran 2026İnsan problemlerinde dış dünyayı suçluyorsa gerçek problemi bulamamış demektir ona üreteceği her çözümde sahte olacaktır.
Muhammed dedi ki
19 Haziran 2026İnsanoğluna kendinden daha fazla zarar veren bir canlı yok. Problemi dışarıda değilde kendinde aramaya başladığında çözüm yolları açılmaya başlıyor.
Selim dedi ki
21 Haziran 2026Sorunları halı altına süpürüp suçu başkasına atarak kriz çözülmez. İnsan kendi hatalarıyla yüzleşme cesaretini gösteremezse, faturayı hem cebiyle hem de tüm hayatıyla en ağır şekilde öder. Yüzleşmediğin dertten kaçarak kurtulamazsın.
Salim dedi ki
21 Haziran 2026Ticaretteki en büyük hatalarımızdan biri gerçek problemi bulamamak tabi gerçek problemi bulamayınca gereçek problemi de ortaya koyamıyoruz.
Gürsel A. dedi ki
22 Haziran 2026Her konuda olduğu gibi ticarette de hata yapabilir insan. Fakat hatasını görüp düzeltmek yerine, başka hatalar da eklemiş. Hem ticaretinde hem de aile hayatında sahte çözümlerden medet ummuş. Her şeyi yanlış yapmış olsa da, bunları düzeltmek de onun elinde. Problemin kendinden kaynaklandığını kabul edip, gerçek çözümler uygulamalı. Eşini de yeniden ikna edebilir, işini de yeniden düzeltebilir. Fakat bunlar bir anda bozulmadığı gibi, düzelmesi de çok zaman alacaktır. Samimiyet ve sabırla gerçek çözümlere odaklanmalı.
SELMAN dedi ki
23 Haziran 2026Ertelenen her şey büyür.. Dertler ve hazlar.. Hiç farketmez.
Ufuk dedi ki
26 Haziran 2026Bazen insanı yıkan yaşadığı krizler değil, yüzleşmekten kaçtığı gerçeklerdir. Sorunu dışarıda aradıkça çözüm de uzaklaşır. Değişim, başkalarını değil önce kendini görüp sorumluluk almakla başlar.
ESER dedi ki
30 Haziran 2026İnsana kendinden daha fazla kimse zarar veremiyor, kendinden daha fazla da kimse fayda sağlayamıyor. Kim ne yaparsa kendine yapıyor. Bu gerçekleri hatırlatan güzel bir yazı olmuş..
Yahya Kemal Baki dedi ki
1 Temmuz 2026Anahtarı nerede kaybettiysek aramamız gereken yerinde orası olduğunu ne yazıkki kabul etmek insana çok zor geliyor
Mustafa Hakan dedi ki
3 Temmuz 2026Sonuçlara doğru yerden bakıp, hangi sebepler neyi getiriyor diye değerlendirebilmek insana problemlerini çözdürüyor. Bakış açısını uygun yere koyan kişi önünü görür.
